27 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ

GÖKÇEBAYİR GENÇLERI MUTLAKA TARİHIMIZI OKUYALIM!!!

GÖKÇEBAYİR GENÇLERI MUTLAKA TARİHIMIZI OKUYALIM!!!

Gökçebayır (Tifi) topraklarında yerleşim çok eski devirlere dayanmaktadır. Gökçebayır köyünün Höben mahallesindeki cürufların M.Ö 63 ve M.S 16 yıllar arasında yaşamış olan madenci Kalip'ler kavmine ait olduğu tahmin edilmektedir.bu dönemden sonra Roma ve Bizans dönemi izlerine Rastlanır.köyün İncegez mahallesinde ekim dikim esnasın topraktan çıkan sikkenin Justinia'ya ait oldu bu kralın M.S 483-565 yıllarında yaşadığı ve ünlü Thedora ile evlendiği kayıtlardan anlaşılmaktadır.

Bugün Gökçebayır topraklarında o döneme ait izleri görmek mümkündür. Tombaş tepesi ile Aşçılı (Yorgalık)tepesi üzerinde birer yerleşim yeri bulunmaktadır.bu iki yerleşim yeri arasında ulaşımı sağlamak için taşdöşemeli yol yapıldığını hatta Demirci mahallesi ile İncegez mahallesi arasında bulunan taşköprü veya yöre halkının tabiriyle Gavur köprüsü hiç harç kullanılmadan taş yığını ile yapılmış ve günümüze kadar izini kaybettirmemiştir.

Ayrıca Aşçılı mahallesi yakınında Termencik mevkiindeki eski mezarlık ile ekim dikim esnasında çıkan tuğla çanak çömlek sikke gibi şeylerin yine o döneme ait birer izlerdir.

Gökçebayır köyünün eski adı Tifi'dir.Pontus krallığı zamanında burda Tiflis köyü olduğu rivayet edilmektedir. Tifi adınıda buradan aldığı söylenilmektedir.Tifidüzü mahallesi Tifi kentinin adından mütevellit Tifidüzü,Elmabükü mahallesi Elma ağaçlarının çok olmasından mütevellit,Elmabükü,Höben mahallesine,höbek biçiminde bir tepenin eteğinde kurulmasından mütevellit Höben,Demirci mahallesine,demirci ustalarının buradan çıkmasından mütevellit Demircili, Aşçılı mahallesine,meclis yemeklerini yapanların bu mahallede ikamet etmeklerinden mütevellit Aşçılı,denilmiştir.köy bayır bir arazi üstüne kurulmuştur topraklar bayır olmasına rağmen yeryer yeşilliklerede rastlanmaktadır.bu sebebten naşi köyün ismi Gökçebayır denilmiştir.

Bu günkü Gökçebayır köyünde mukim olanların ataları uzak ve yakın çevreden gelip yerleşmiş ÇEPNİ TÜRK'leridir.köyün ilk sakinleri Yedi eğerliler,Köçekoğulları,Mollahasanoğulları,Hacıoğulları,Tilkioğulları,Yadigaroğulları,Aşçıoğulları, Kurucaoğlları,Solakoğulları gibi ÇEPNİ TÜRK'lerine mensup kabileler olduğu rivayet edilmektedir.Yedieğerliler Yedikardeş olup herbirinin Yeditane atı olup yöre insanları üzerinde sözü geçer ve bu halleriyle de çevrelerini baskı altına alırlarmış.

Köçekoğulları müzik ile ilgilenmiş.Tilkioğulları tilki adında bir zat yöre halkı arasında mukallitlik yapar insanları güldürürmüş zeki ve komik olduğu için bu zata tilki derlermiş. yadigaroğulları ise yedieğerlilerden gelmedir. bugün bu sülaleden gelenler Karaçal köyünde ikamet etmektedirler. Solakoğulları ise en eski kabilelerden olup bu gün Akkuş ilçesinin çayıralan ve koçcuvaz köylerine gidmişlerdir.

İspiroğulları ve Kurcaoğulları Osmanlı Rus savaşları sırasında Erzurum taraflarından gelmişlerdir.Karaçal köyünün Karaağaç tepesindeki Kayımlıların ataları bunlardandır.Erbaa nın engelli köyünde oturan Hacı veli (bu günkü Bıyıkların atası )kan davası yüzünden yaşadığın toprakları terketmek zorunda kalır .daha önceleri Reşadiyeden gelen ÇEPNİ TÜRK'lerine mensup Mollahasanoğlu Ahmet ve Hüseyin de Hacıveli ile köyü terk edip Gökçebayır topraklarına gelip buradan yer satın alırlar ve yerleşirler.Mollahasanınoğlu Ahmet'in oğullarından Mustafa , Hacıveli'lerden kız alıp evlenir hatta bir ara danacılık yaptıkları için Danacılar denilmiştir.

Muharan Hacıvelilerle arasında veraset yüzünden ihtilaf vuku bulmuş tekrar Engelli köyüne döner. bir müddet burada kaldıktan bilahire önce niksara sonradan tekrar Gökçebayır ile Gedikli köyünün arasındaki Melder mahallesine gelip yerleşirler.bugünkü YAZARKAN'ların ataları bunlardır.Hacıoğullarından Hüseyin ise oğlu Mustafa ile burada kalır ve Aşçılı mahallesine yerleşir.bugünkü ÇİÇEK'lerin ataları bunlardır.Erzurum Horasan tarafların gelen Kurcaoğlu Mehmet ağa Aşçılı mahellesine gelip yerleşir.

Osmanlı zamanında aşocaklarında aşçılık yaptığı için bunlarınoğullarına Aşçıoğlu derler.Osmanlı Rus savaşlarında burada oturan insanlardan o savaşlara katılanlarda vardır hatta esir düşenler bile vardır bunlardan Kökhasan nın hikayesi ilginçtir.Kökhasan ve arkadaşları Ruslara esir düşer esir düşenler sırayla tek tek ellerindeki silahlarını teslim ederler.ancak sıra Kökhasana gelince önce silahını yere vurup ikiye ayırır.sonra vermek ister bunu gören Ruslar Kökhasanla silahını alır ayırırlar.ikiye ayrılmış silahı Kökhasanın boynuna takar götürürler.yanlız bir yerden geçerken Türkçe konuşan bir kadın korkma TÜRK askeri sana bişey yapmayacaklar der.ve Rus askerleri Kökhasanı alıp Rus karargahına götürüp Rus birliklerine omzunda kırık silah asılı olan TÜRK askeri olan Kökhasanı gösterirler.

Bakınız bu bir TÜRK askeridir esir düşen herkes bize silahını verirken bu vermedi ve elindeki silahını yere vurarak kırdı. gördünüzmü işte sizlerde böyle olacaksınız deyip Kökhasanı örnek gösterirler. Kökhasan bizlere bu hadisedende anlayacağımız gibi silahın bir namus olduğunu ölüm pahasınada olsa kolay kolay teslim edilemeyeceğini göstermiştir.Gökçebayır köyü Akkuş ilçesinin cenub cihetinde kalır köyün şark'ında Düğenceli ve Karaçal garbında,Gedikli köyü,şimal'inde Düğenceliköyü ,Çaldere ve ilçe merkezi, cenub'inde Tifi çayının hudud teşkil ettiği Yolbaşı topraklarıyla çevrilidir.köy arazisi engebeli olup Tombaş,Porsuk,Höcek,Aşçılı(Yorganlık) Körük, Tuzlatepeleri en yüksek zirvelerini teşkil eder.Karaçam sırtı ilede Tifi çayına ulaşır bunlardan Körük tepesi köyün yaylası durumundadır.köyde karasal iklim ile Karadeniz iklimi arasında bir iklim hissedilir.

Yazları sıcak ve az yağış kışları ise ılık ve karyağışlı geçer.köyün başlıca bitki örtüsü kayın meşe gürgen ardıç, çam ağaçlarından oluşmaktadır.eskiden köy topraklarında bol miktarda yetişen kerestelik çam ağaçları ev örtüsü yonga ve hartuma elde etmek için tüketilmiştir (Yongatepe ismini burdan alır)Gökçebayır,Demircili,Gökçukur,Kurcalı,Aşçılı,Höben,Elmabükü,Tifidüzü,Dereçatı,Göztalan,İncegaz,Haliller, olmak üzere 12 mahalleden teşekkül etmiştir.köyde okur yazma oranı sair köylere nazaran daha yüksek olup takriben %99 lara tekabul etmektedir.haddızatında köy halkı bu okur yazma oranın çok eski zamanlardan beri böyle olduğundan mütevellit iftihar ederler. bir keresinden Karakuş 'a (Akkuş) toplantı için kadı gelir. bu içtimaa'ya herköyü mümessilen akli selim birer iştirakçı gelir.Karakuş'ta Mütenafiz (sözü geçen) bir kişi vazifelendirilerek hangi köyden hangi kişinin iştirak edeceğini tebliği edecek kişiye söyler .

Sıra Gökçebayır'a (Tifi ) gelince Tifi'den kim gelirse gelsin der. daha sonra bu söz .Tifili olsunda ne olursa olsun .haline gelmiş ve yöre halkı tarafından darbımesel (atasözü ) olmuştur. köyün başlıca geçim kaynağı Akkuşun meşhur şeker fasülyesi yetiştiriciliği başta olmak üzere mısır,karalahana,buğday,arpa,yulaf,çavdar,patates,fiğ,yetiştirlmektedir.ayrıca köy yayla bakımından zengin olduğu için büyük baş ve küçük baş hayvancılıkta önemli bir yer tutar.fakat halihazırda köy nüfusunun kahir ekseriyeti başta İstanbul olmak üzere büyük şehirlerde yaşamaktadırlar.köyde ikamet edenler umumiyetle mütekait (emekli )kişilerdir.

Ali Rıza Yanar

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile